Hamarat Abla

Meyve Kabuklarının Faydaları

ELMA
Araştırmacılar elma kabuğunun, içindeki tatlı beyaz kısmına göre yüzde 87 oranda daha fazla kanser karşıtı fotokimyasal içerdiği tespit edildiğini belirtiyorlar. Elmayı kabuğu ile yemekte ve çiğnemek zorlanıyorsanız, dış yüzeyini kaplamak için kabuklarını yer fıstığı ezmesine batırarak yemeyi deneyebilirsiniz. Böylece güçlü bir protein karbonhidrat bileşimi elde etmiş olursunuz.

SALATALIK
Hiç kalori değeri olmayan bu yiyeceğin kabuğu, deriyi dolgunlaştıran, kırışıklığı önleyen kolajen olan silisten meydana geliyor. Silis için uzmanların tavsiye ettiği minimum bir doz yok, yalnız uzmanlar günde en az 5 mg’ın uygun olduğu açıklamasında bulunuyor. Bu da tek bir salatalığın kabuğundan alınabilecek miktara denk geliyor.
Ayrıca salatalığın organik olmasına dikkat etmek gerekiyor. Normal salatalıkların dış yüzeyi raf ömrünü uzatmak için koruyucu maddelerle kaplanır, ancak organik meyve ve sebzeler orijinaldir.

PATLICAN
Mor renkli sebzenin kabuk kısmından bir şerit kesildiğinde üçyüz mg nasunin (beyin hücrelerinin hasar görmesini engelleyen bir antioksidan) elde edilir. Ayrıca ikiyüz mg. kas kramplarını engelleyen potasyum, onüç mg. bağışıklığı güçlendiren magnezyum ve üç gram lif ne yazıkki kaybediliyor. Marketten alındığı anda az yağlı peynir ve sosa yatırılırsa pişirildiğinde kaabuk rahatsızlık vermeyecek ve kabuklu olup olmadığı anlaşılmayacaktır.

KİVİ
Bu meyvenin ince, tüylü kabuğunda bulunan kimyasal bileşenler bakteri ve kolibakteri ile savaşma özelliğine sahiptir. Tırtıl yiyormuş hissi verebilir, bu yüzden içeceğinizin içine toz haline getirip karıştırılabilir veya kağıt kadar ince dilimleyip salatana katılabilir.

PORTAKAL
Kabuğun üst tabakasında bulunan limonene UV ısınlarının ölümcül düşmanıdır. Yapılan bir çalışmada haftada bir çay kasığı kadar portakal kabuğu yemenin deri kanseri riskini yüzde 30 azalttığının görüldüğü ifade ediliyor. Dış kabuğu ısırarak yemek yerine, somonun üzerine çeşni olarak serpilebilir ya da salataya sos ile birlikte karıştırılabilir.

Biyo Yakıt

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım ürünlerinin, gıda yerine biyoyakıt üretiminde kullanılmasına ilişkin “Gıda fiyatlarının fevkalade yükseldiği ve 1 milyar insanın aç olduğu bir ortamda, artık gıda mı, biyoyakıt mı karar vermemiz lazım. İnsanlar yakıtsız yaşayabilir ama gıdasız yaşayamaz” dedi.

Bayraktar, dünyada gıda fiyatlarının yükseldiğine işaret ederken, bunun sadece küresel ısınmaya bağlı olmadığını, dünyada hızlı bir şekilde biyoyakıt üretiminin devam ettiğini bildirdi.

Birçok ülkenin biyoyakıt kullanmaya başladığını ve ABD, Çin, Brezilya gibi bir çok ülkede önemli yatırımlar yapıldığını belirten Bayraktar, biyoyakıtın ham maddesinin de tarım ürünleri olduğunu söyledi.

Gıda fiyatlarının fevkalade yükseldiği bir ortamda 1 milyar insanın aç olduğuna dikkati çeken Bayraktar, “O zaman bir tercihle karşı karşıyayız, gıda mı biyoyakıt mı? Bizim tabi kanaatimiz şu; insanlar yakıtsız yaşayabilir ama gıdasız yaşayamaz” ifadesini kullandı.

Biyoetanol üretiminin 2003-2010 döneminde yüzde 196 arttığına dikkati çeken Bayraktar şunları kaydetti:

“Biyoetanol yapımında kullanılan ürünlere baktığımızda aynı dönemde mısır üretimi yüzde 31 artmış, şeker üretimi yüzde 16,3 artmış. Biyodizel üretim artışlarına baktığımızda 2006-2010 yılları arasında üretimde yüzde 358 artış var. Biyodizel yapımında kullanılan ürünlerin artışına baktığımızda ise soya üretiminin yüzde 17,8 oranında artığını, buna karşılık kanolanın da yüzde 25 civarında arttığını görüyoruz. 2008-2011 arasında fiyatları değerlendirdiğimizde soyanın yüzde 110 civarında, mısırın yüzde 178 arttığını, buğdayın yüzde 120 arttığını, şekerin yüzde 150 arttığını görüyoruz. Burada biyoyakıt üretiminin talep yaratmasının çok etkili olduğunu düşünüyoruz. Bu sürdürülemez bir durumdur.

Dünyada petrol fiyatlarına baktığımızda ise 2004 yılında varili 69 dolar olan petrol 2010 yılında 80 dolara gelmiş. Ama ürün fiyatlarına baktığımızda 111 dolar olan mısır fiyatı 2010 yılında 292 dolara yükselmiş, buğday fiyatlarına baktığımızda 161 dolar olan buğday fiyatı dünya piyasalarında 330 dolara ulaşmış. Ürün fiyatlarının petrol fiyatlarının yanında çok hızlı bir şekilde arttığını görüyoruz. Bu tehlikeye işaret ediyoruz.”

Dünya gıda fiyatlarındaki bu artışın Bileşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü tarafından yakından takip edildiğini anlatan Bayraktar, örgütün, 1 milyar insanın aç olduğuna ve özellikle gelir seviyesi düşük olan insanların bu süreçte gıdaya ulaşımındaki zorluklara da işaret ederek bir eylem planı hazırladığını belirtti.

Bayraktar, bu eylem planına kendilerinin de destek verdiğini ifade etti.

Türkiye’de biyoyakıt üretimi

Türkiye’nin önümüzdeki yıldan itibaren kademeli olarak biyoyakıt üretimine geçeceğini hatırlatan Bayraktar, Türkiye’nin mevcut durumda kendi kendini doyurabilen bir ülke olduğunu ve açlık sıkıntısı olmadığını söyledi.

Türkiye’nin özellikle yağlı tohumlarda ithalatçı olduğunu, biyodizel üretiminin bu açığı daha da arttırabileceğini ifade eden Bayraktar, şöyle devam etti:

“Kanola, aspir gibi ürünlere de çeşitli destekler var. Bazı bölgelerde bu ürünlerin üretimine başlandı ancak kanola ve aspir ektiğiniz yerlerde soyadan ayçiceğinden çekiliyorsunuz. Türkiye’de 3,1 milyon hektar araziyi sulamaya açamadığınız takdirde, bir ürüne üretici rağbet gösterdiğinde başka bir üründe açık olacaktır. Biyoetanol üretiminde mısırın kullanılması da hayvancılıkta önemli yem ham maddesi olan mısır üretimini tehlikeye sokar, hayvancılık bundan zarar görebilir. Bu süreçte Türkiye olarak biz de bir tercih yapmalıyız,
biyoyakıt mı gıda mı diye? Tercihimizi de gıdadan yana koymalıyız. Buna ilişkin tedbirlerimizi almalıyız”

Türkiye’de arazi parçalanmasının önlenmesi için arazi toplulaştırmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Bayraktar, yapısal sorunları aşmadan hızlı bir şekilde biyoyakıt üretimine girilmesinin, Türkiye’nin özellikle yağlık tohum açığını ve yağ açığını çok fazla miktarda artıracağını kaydetti.

Şu an için halkın beslenme noktasında bir sorun olmadığını ancak önümüzdeki yılların projeksiyonlarının yapılması gerektiğini ifade eden Bayraktar, tüketicilerin gıdaya ulaşmasındaki zorlukları önlemek açısından şimdiden tedbir alınması gerektiğini söyledi.

Talep arttıkça, gıda fiyatları yükseliyor

Küresel ısınma, özellikle Asya ülkelerindeki gıdaya olan talep, refah seviyesi yükseldikçe tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve biyoyakıt üretiminin gıdada talebi arttırdığını anlatan Bayraktar, “Bunlar müthiş bir talep yaratıyor, bu muhakkak gıda fiyatlarını yukarıya çekecektir, gıda fiyatlarının artık maniple edildiğini, bazı spekülatif fonların gıdaya oynadığını görüyoruz.

Bu şunu gösteriyor; artık gıda fiyatları yükselecektir” şeklinde konuştu.

Bu kapsamda öncelikle gıda güvencesinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, gıda güvencesinin sağlanamadığı bir ortamda biyoyakıt üretilmesiyle de topluma zarar verileceğini ifade etti.

Bir litre biyoetanol için 2,5-3 kilogram mısır gerekiyor

Hesaplamalara göre; bir litre biyoetanolün üretilmesi için 14,3 kilogram şeker kamışı, 9,1 kilogram şeker pancarı ve 2,5-3 kilogram mısır; 1 kilogram biyodizelin üretilmesi için 4,8 kilogram soya, 4,3 kilogram palm yağı ve 2,2 kilogram kanola yağı kullanılması gerekiyor.

Biyoyakıtta 2008 yılında ulaştıkları üretim miktarını karşılayabilmek için, ABD, Çin ve Kanada’nın 117 milyon ton mısır, Hindistan ve Brezilya’nın 322 milyon ton şeker kamışı, AB’nin 40 milyon ton şeker pancarı, AB ve Avustralya’nın 17 milyon ton kanola, ABD ve Brezilya’nın 14 milyon ton soya fasulyesi, Endonezya ve Malezya’nın 5 milyon ton palm yağı kullanması gerektiği belirtiliyor.

Ceviz Ağacı Yetiştiriciliği

CEVİZ YETİŞTİRİCİLİĞİ

Ceviz ağacı , meyvesi ve kerestesi yönüyle oldukça önemlidir.Ayrıca yeşil kabuğundan ve kökleriden boya elde edilmektedir.Ceviz meyvesinde en fazla A vitamini bulunur (30 I-U ). Yağ oranı ise % 60 ‘ ın üzerin-dedir.Cevizin kuru ve taze tüketime uygun çeşitleri vardır.
Ceviz ; 800-1800 saat soğuklama ihtiyacı gösterir.
Ceviz ağacı ; -25 oC , + 38 oC ’ye kadar dayanıklılık gösterir.

TESİSİ VE BAKIMI :
Ceviz ağaçları ; toprak bakımından seçici olmamakla beraber taban suyu seviyesi kışın 2,5-3m.’den yukarı çıkmayan , fazla su tutmayan gevşek, süzek, çakıllı,alüvyial topraklardan hoşlanır.
Cevizin kirece dayanıklılığı fazladır.Yüksek taban suyu ceviz ağacının gelişmesinin aksamasına, yaprakların damar aralarının açık yeşil, damarlarının kahverengi renk almasına , sürgün uçlrının kurumasına , bir kaç yıl içersindede ağacın kurumasına yol açar.

Ceviz bahcesi aşılı fidanlarla tesis edilir.Sulama imkanı olmayan
yerlerde çöğürler ,arazideki yerlerinde yerleştirilip sonra aşılanırlar.
Dikim aralıkları zayıf topraklarda ve yamaç arazilerde 10X10 m.;kuvetli , taban yerlerde ise dikim aralığı 12-14 m olarak ayarlanmalıdır.
Fidanlar 60cm.çap ve 60cm .derinlikte açılacak çukura dikileceklerdir.
Çukurun dibine 100-150’şer gram süper fosfat ve potasyum sülfat gübreleri konulduktan sonra çukurdan çıkan toprağa yanmış hayvan gübresi karıştırılarak , fidanlar aşı noktası dışarda kalacak şekilde
dikilmeli, yanına dikilecek hereğe bağlanmalıdır.Aşılı fidanlar 4-5 yaşından itibaren verime başlar.Dikim aralıklarını ise 10-12 yaşından sonra doldururlar.Bu zaman zarfında ara ziraatı yapılabilir.( vişne,uygun yerlere fındık,taban yerlerde tek yıllık bitki.)Ceviz ağacının en iyi anlaşacağı kültür bitkisi asmadır. Fidanların ilk dikim yılında ve imkan bulunan yerlerde yılda en az bir defa sulama yapılır. Sonbaharda bir defa derin ,ilkbaharda torak zemininin uygun olduğu dönemde yüzlek sürüm yapılır.

Fidanlar dikimde 4-5 göz üzerinden budanırlar .İlk yılın kış budamasında doruk dal 180cm’den kesilr. Doruk dalın tepe kısmına yakın boyunlu gözler koparılır. Seçilen ilk ana dalın altındaki kuvvetli sürgünlerde uç alma yapılır. Ancak HARTLEY gibi terminal tomurcukları verimli olan çeşitlerde uç alma yapılmaz.

ÜRÜN BUDAMASI :
Ceviz ağaçlarında verimi artırmak üzere taç içerisini sıklaştıran fazla kalınlaşmamış dallar dipten, taç yüzeyini oluşturan dallar da 2-3 yıllık dal seviyelerinden budanarak seyreltimelidir. Ürün budamasında daima çıkarılan dalın kalınlığının bırakılan daldan ince olmasına özen gösterilmelidir.
Ceviz ağacı 100-150 sene gibi ömre sahiptir.
Tekniğine uygun tesis edilmiş bahçelerde ağaç başına verim 120-150kg olmaktadır.

 
STANDART CEVİZ ÇEŞİTLERİNDE ARANAN ÖZELLİKLER:

Ağacın erken meyveye yatması,
Periyodisite göstermemesi
Ağacın verimli olması
Soğuklar ve güneş yanıklığına karşı dayanıklı olması,
Ağacın sağlıklı bir gelişme göstermesi,hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı olması,
Meyve iriliği, tüketimi taze olarak yapılacak ceviz tipleri için çok iri (çap ortalaması38.1mm.’den büyük) kurutmalık cevizler için iri-orta (çap ortalaması 29.1mm.’den büyük) meyve şekli düzgün oval; iriliği mütecanis, kabuklu tane ağırlığı 10g’ dan fazla olması gereklidir.
Meyve kabuğu açık ve parlak renkli,düzgün iki parçanın birbirine sıkıca yapışmış olması, ince olup kolayca kırılması gereklidir.
İç kabuktan kolaylıkla bütün olarak çıkmalı , iç randımanı %50’den , iç ağırlığı 5 g’dan fazla,iç rengi çok açık olmalıdır.İç, kabuk boşluğunu tamamen doldurmalı , büzülme yapmamalıdır.Ceviz içinde bulunan total yağ miktarı kuru maddenin %70’inden çok olmamalıdır.
Cevizlerde tohum anacı olarak halen BALABAN çeşidi kullanılmaktadır.

BAZI ÖNEMLİ CEVİZ ÇEŞİTLERİ:

Yalova 1 : Akdeniz ve Ege dışındaki tüm bölgelere önerilir. Taze ve kuru olarak tüketilir.Eylül sonunda hasat edilir.

Yalova 2: Taze tüketime elverişlidir. Kaydadeğer hastalık , zararlı, soğuk ve güneş yanıklığı zarar.

Yalova 3: Kuru olarak değerlendirmeye uygundur. Eylül sonunda hasat edilir. Hastalık ve zararlılaramukavimdir.

Yalova 4: Erkek ve dişi çiçekler birbirine yakın olgunlaşır.Kuru iç olarak tüketime elverişlidir.eylül sonunda hasat edilir.

Şebin: Tomurcuklar geç patlar iç kuru ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir.

Bilecik: Tomurcuklar geç uyanır. Lezzetlidir.İçkuru ceviz olarak tüketilir. Eylül sonlarında hasat edilir.

1974/4: İç ceviz olarak tüketilir.

1974/7: Taze tüketim için elverişlidir.Meyve çok iridir.

Franguetta : İlkbaharda geç uyanır. Kış soğuklarına dayanıksızdır.

Hartley : Oldukça geç uyanır.Kabuklu olarak satılır.İç kuru ceviz olarak tüketime elverişli, Eylül ortalarında hasat edilir.

Payne : İlkbaharda erken uyanır. Çok verimlidir. Hastalık ve zararlılara hasastır.iç kuru ceviz olarak tüketilir.Eylül sonunda hasat edilir.

Ashley : Payne’ye benzer verim ve kalitede üstündür.Yan tomurcuklar %80 verimlidir.

Midland : Meyve şekli oval ,üniform değil , kabuk rengi açık esmer, pürüzlülük orta, kabukta yapışma çok iyi
iç kuru ceviz olarak tüketime uygundur.Eylül’ünikinci yarısında hasat edilir.

HASTALIK VE ZARARLILARI:

Cevizlerde görülen en yaygın hastalık Karaleke , zararlı ise iç kurdudur. Şubat ayı içersinde %1.5-2’lik Bordo bulamacı ile bütün gövde ve dallar yıkanmalı, yere dökülmüş olan yapraklar , kurumuş dallar toplanarak yakılmalıdır. Mantar enfeksiyonuna karşı Mayıs ve Hazinan aylarında koruyucu olarak iki ilaçlama yapılmalıdır.(%0,5 lik bakırlı ilaç).
Meyveler can eriği iriliğini alınca Haziran ayı içersinde atılacak bakırlı ilaç ile iç kurduna karşı insektisit de tatbik edilmelir.Yine Temmuz ayının başında ve sonunda kabuk sertleşmeden önce 2 defa fungusit ve insektisit karışımı tatbik edilmelidir.

Ceviz Bahçesi Nasıl Kurulur ?

Ceviz Bahçesi Kurma

Çok uzun yaşayan ve aşı ile çoğaltılması oldukça zor olan cevizde, bahçe kurmadan önce bölgenin ekolojik özelliklerinin iyi bilinmesi gereklidir. Ceviz kışları çok aşırı ve sürekli düşük sıcaklığın hakim olduğu bölgeler ile yazları çok aşırı sıcak olan yerlerde yetiştirilmemelidir.

Cevizler derine inen güçlü bir kök sistemine sahip oldukları için toprak derinliğinin en az 2- 2.5 m olması ve geçirimsiz katmanların olmaması gerekir. Yetiştiricilik yapılacak bölgenin topraklarında fazla alkalilik ve tuzluluk sorunları bulunmamalıdır.

Çeşit seçimi
Cevizlerde erkek ve dişi çiçeklerin farklı zamanlarda olgun hale gelme durumu (dichogamy) yaygındır. Bu durumda erkek ve dişi çiçekleri aynı zamanda olgunlaşan homogam tip ve çeşitler yanında erkek çiçekleri önce olgunlaşan (protandry) ve dişi çiçekleri önce olgunlaşan (protogyny) çeşitler bulunmaktadır. Bundan dolayı ceviz bahçesi kurarken mutlaka ya erkek ve dişi çiçekleri aynı zamanda olgunlaşan (homogamy) bir çeşit yada erkek ve dişi çiçeklerinin olgunlaşması aynı döneme gelen birden fazla çeşit ile karışık bir dikim tercih edilmelidir.

Ceviz Ağacı Dikimi

Dikim aralıkları ekolojik ve bakım koşullarına göre değişirse de cevizlerde en ideal dikim aralıkları; 12 x 12 m, 10 x 10 m, 10 x 8 m veya 8 x 8 m’dir.

Fidanların dikimleri dinlenme döneminde (yaprak dökümünden itibaren) yapılmaya başlanır ve gözler uyanıncaya kadar devam eder. Fidanların sökümü çok dikkatli bir şekilde yapılarak köklerin zarar görmemelerine özen gösterilmelidir. Dikim sırasında fidanlarda özellikle kök budaması yapılmalıdır. Dikim çukurları en az 60- 70 cm genişlikte ve 80- 100 cm derinlikte açılmalıdır. Fidanlar aşı noktaları toprak üstünde kalacak şekilde dikilmeli ve çukurlar bahçedeki üst toprak ile doldurulmalıdır. Dikimden hemen sonra fidanlara can suyu verilmelidir. Dikim yapıldıktan sonra, ilerideki kereste durumu da düşünülerek, fidan gövdeleri toprak yüzeyinden yaklaşık 1- 1.5 m yukarıdan kesilmeli ve taçlandırma budaması yapılmalıdır. Bundan sonra bölgedeki hakim rüzgarlar göz önünde tutularak fidanlar hereklere bağlanmalıdır. Yazları sıcak ve kurak olan bölgeler ile su kaynağı az olan yerlerde dikimden sonra su kaybını önlemek amacıyla yabancı ot veya hububat saplarıyla malçlama yapmak yerinde olur.

Toprak işleme
İlkbahar aylarında toprak tava geldiğinde derin bir sürüm yapılır. Bu dönemdeki toprak işleme toprağın havalandırılması yanında yabancı ot kontrolünün sağlanması bakımından da çok önemlidir. Yaz aylarında da duruma göre yabancı ot kontrolü bakımından toprak işleme yapılabilir. Sonbahar aylarında pullukla yapılacak sürüm, yağmur ve kar sularının toprağa işlemesi ve toprakta tutulması bakımından önemlidir. Toprak işlenirken köklerin yaralanmamasına özen gösterilmelidir.

Sulama
Ceviz ağaçları iri yapılı ve yaygın dallanma gösterdikleri için geniş bir yaprak yüzeyine sahiptirler. Bu nedenle terleme ile su kaybı fazla olan cevizlere yeterli suyun sağlanması çok önem kazanmaktadır.

Cevizler için ilkbaharda gelişme, meyvelerin büyüme ve iç doldurma dönemlerindeki su gereksiniminin karşılanması çok önemlidir. Bu dönemlerdeki susuzluk durumları büyüme ve gelişmeyi yavaşlatacağı gibi meyvelerin içlerini yeterince dolduramamalarına neden olacağı için kalite ve verim düşüklükleri meydana gelir.

Sulamada dikkat edilecek en önemli noktalardan biri de suyun etkili kök düzeyine ulaşmasının sağlanmasıdır. Cevizlerde ilk yıllarda, bölgenin ve su kaynağının durumu da göz önüne alınarak haftada 2 kez sulama yapmak gerekir. Sulama şekli olarak karık sulama, salma, damla ve alttan yağmurlama sulama sistemlerinden birisi tercih edilebilir. Cevizlerin sulanmasında kimyasal atıklar vb zararlı etmenlerle kirlenmemiş olan her türlü su kullanılabilir.

Gübreleme
Ceviz, toprakta çok aşırı bir sorun yoksa, gübreleme bakımından çok duyarlı bir bitki değildir. Bununla birlikte, yapısından dolayı, en önemli bitki besin maddesi gereksinimi azot olabilir. Yapılacak toprak analizlerinin sonuçlarına göre toprakta eksik olan besin maddeleri belirli bir program içinde toprağa verilmelidir.

Budama
Ceviz ağaçları iri ve büyük taç oluştururlar. Ancak bu ağaçlar genelde çok fazla budama istemezler. Bununla birlikte kurumuş ve birbiri içine girmiş dalların çıkarılması ve ağaç tacının içerisine ışığın rahatlıkla girmesini sağlayacak şekilde yapılacak aralama budamaları yararlı olur. Cevizlerde şekil budaması olarak genelde doruk dallı budama sistemi uygulanmakla birlikte budamanın çeşidi ve miktarı, çevreye ve ağaçları yetiştirme amacına bağlı olarak da değişebilir.

Aynısafa (Gece Sefası)

Nemli yerlerde yetişir ve çiçekleri kullanılır. Çiçekleri sarı ve güzeldir. Özünde boyama özelliği mevcuttur. Ağrı kesici olarak kullanılır. İdrar tutukluğunu giderir. Terletici hassaya sahiptir. On gram gece sefası çiçeği, bir litre suda haşlanarak sıracalılara, nikrislilere, iştahsızlara günde birkaç kaşık verilir. Aybaşının kanını söktürür ve aybaşı kanamalarını normal hale sokar.

Aylandız (Kokarağaç)

Büyük ve küçük yapraklı olanı vardır. En iyisi büyük yapraklısıdır. Yaprakları ve çiçekleri kullanılır. Bir karış kadar dalları olan bir süs bitkisidir. Çiçekleri, uzun ve salkım şeklindedir. Keskin bir ikokusu vardır. Yaprakları zeytin yaprağına benzer. Ancak daha incedir. Meyveleri sonbaharda dökülmeden önce kızarır. Bağırsaktaki solucanı düşürür. Yaprakları kaynatılıp içildiğinde balgamı söktürür.

Ayı Pençesi

Asya bozkırlarında yetişir. Pembe veya çiçeklidir. Ayı pençesi küçük küçük doğranır, soğuk su içinde dinlendirilirse, yara ve çıbanlara karşı müessir bir merhemdir. Yaraların çabuk kabuk bağlamasını ve kapanmasını sağlar. Ağrıları dindirir. Ezilerek çıkarılan suyu, iştahsızlığa karşı gayet müessirdir. Karaciğer rahatsızlıklarına ve hazımsızlıklarına faydalıdır.

Avşan Otu (Fütenç,Habak,Yarpuz)

Daha ziyade Mısır, Şam ve Yunanistan taraflarında yetişir. Kara, dağ ve nehire ait cinslere ayrılır. Tohumu, bitkisi ve üsaresi kullanılır. İyisi güzel kokulu olanıdır. Birçok bilginler bunun Yarpuz olduğunu söylerler. En mühim kalp ilacıdır, kalbi ve mideyi kuvvetlendirir. Çarpıntıyı ve sıkıntıyı giderir. Tohumu kaynatılıp içilirse uçuğa ve idrar tutukluğuna faydası vardır.

Üsaresi göze çekilse gözde görme kudretini arttırır. Gülyağı, sirke ve kabuklu arpa ile katı urlara yakı yapılsa faydalıdır. Akrep sokmasına yakı gibi konulursa şifa verir. Güneşte bir parça kurutulduktan sonra her gün biraz çiğnense diş ağrısını dindirir. Az miktarda yense erkeklik kuvvetini artırmakta birebirdir. İç ağrılarına, idrar çoğalmasına iyi gelir.

Avrupa Siklameni (Tavşan Kulağı)

Bu bitki ormanlarda ve dağlık arazilerde yetişir. Yaprakları ve çiçekleri kullanılır. Kalp şeklinde koyu yeşil yaprakları, pembe çiçekleri vardır, çiçekleri kokuludur. Yalnız Avrupa siklameni zehirlidir. Doktor tavsiyesi olmadan kullanılmaz. Şurubu ve merhemi eczanede hazırlatılır. Merhemi basur tedavisinde, şurubu ise boğaz ve gırtlak hastalıklarında kullanılır.

Avcı Otu

Taşlı ve kireçli topraklarda yetişir. Büyük, sarı çiçekleri vardır. Yaprakları ve çiçekleri kullanılır. Boyu on ile otuz metre arasında değişir. Avcı otunu kuruturken dikkat etmek gerekir. Çünkü altmış derecelik bir sıcaklık içindeki müessir maddeyi yok etmeye kafidir. Avcı otu müsekkin olarak kullanılır. İhtiva ettiği müessir maddeler kalbi besleyen damarları genişletir. Kalp hastalarının kullanmaları tavsiye edilir.